
Türk futbolu geometrik akıl oyunları bakımından son derece zayıf ve kaba bir düz ayak yolu gibi duruyor.
Rakipler ne birbirlerine komplo tezgâhlayabiliyor ne de biri öteki için manipülatif akıl ortaya koyabiliyor. Bu düz mantık Avrupa vizesi alamaz.
Kadıköy’deki derbide Beşiktaş son yirmi dakikada Fenerbahçe’yi yuttu. Fenerbahçe içi küflü ceviz gibi. Tıngır mıngır… Maçı ve oyunu çevirmek için İsmail Kartal’ın eczanesinden çıkan reçete İsmail Yüksek mi? Vah ki ne vah.
Maçta öyle yüksek şiddette Beşiktaş’ın üstünlüğüne geçmişti ki sanırım bunu bir tek İsmail Kartal göremedi.
Milan Škriniar cidden şiret bir oyuncu, hem provokatif hem de manipülatif.
Kante’yi yok say, Fenerbahçe ‘’Malabadi köprüsü’’ olur. Beşiktaş fiziksel olarak hazır ama henüz rakibi terse yatıracak yaratıcı taktik zenginliğe sahip değil. Fiziksel gücün baskın olduğu düz, doğrudan bir ilk yarı izledik.
Bunun anlamı şudur: iki takım da daraltarak çoklu oyuncu ile alan katetmek için örgülü bir oyun inşa edememiş. Süper Lig’de iş görebilir olan bu oyun Avrupa’da çuvallar. Her iki takımda geriden alanı daraltıyor ve enlemesine alanı o kadar genişletiyor ki, akışkan bir oyun mümkün hale gelemiyor. Sırf bu nedenle toplara uzun vuruluyor ve yine sırf bu nedenle iki takım da kontra ataklara mahkûm oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder