haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2012

Braga fatihi İnönü'de Gençlerbirliği'ni ağırlıyor bu gece...


A scene from the Gençlerbirliği-Beşiktaş match in week 10 in Ankara, which the host won 4-2. (PHOTO SUNDAY’S ZAMAN)
19 February 2012 / OKAN UDO BASSEY , İSTANBUL

Braga conqueror Beşiktaş welcomes Gençler to İnönü
Today's Zaman
A scene from the Gençlerbirliği-Beşiktaş match in week 10 in Ankara, which the host won 4-2. (PHOTO SUNDAY'S ZAMAN) Beşiktaş, after conquering Braga away in the round of 32 first leg on Tuesday, returns to domestic action on Sunday when it hosts...

13 Mart 2007

İnönü Stadı 1 maç sessiz

PFDK, G.Saray derbisindeki küfürlü tezahüratın tekrarlanması nedeniyle Beşiktaş'a 1 maç seyircisiz oynama cezası verdi.
*** Beşiktaş cezaya itiraz etti


Bu arada Ankaragücü Başkanı Cemal Aydın, olayların üstünü örtmeye devam ediyor. Maç sonunda birçok istenmeyen olayın çıktığı Ankaragücü-Beşiktaş maçıyla ilgili olarak, ''Devre arasında yaşanan küçük olaylar dışında temiz bir maç olmuştur'' dedi..

Cemal Aydın daha önce de “Taraftarlarımızı kutluyorum” diyerek sözlerine başlayan Aydın, “Valiyi uyardık. Beşiktaş taraftarının bu maça gelmemesi gerekiyordu. Yabancı madde taşıyan taraftarları stada almayın dedik. Biz burada kimsenin burnunun kanamasına izin vermeyiz” demişti. (kaynak:fanatik) Kendi suçunu örtme telaşında...

Ömer Gözü'nün Verkaç'daki yazısı güzel. Ankaragücü - Beşiktaş Meydan Muharebesi - Öncesi, Sonrası, Daha Sonrası

12 Mart 2007

Ankaragücü: 0 - Beşiktaş: 1

Deplasman "fobisi" bitti. FB'nin ensesindeyiz... GELİYORUZ ULAN!

* Kötü oynamamıza rağmen kazanabildik. Delgado ve Runje bize maç kazandırdı bu kez. Burak Yılmaz, İ Akın yolunda emin adımlarla...


Kaynak

9 Mart 2007

BJK İnönü Stadı'ndaki cinayet davasında karar

Anadolu Ajansı haberine göre:
BJK İnönü Stadı'nda oynanan Beşiktaş-Çaykur Rizespor maçı sırasında Cihat Aktaş'ın bıçakla öldürülmesine ilişkin yargılanan sanıklardan Fatih Sözüer, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Davanın diğer 4 sanığı ise beraat etti. devamı burada

4 Mart 2007

"ittifak"ın bittiği gün...Beşiktaş: 2 - Galatasaray: 1


istiklalde maç sonrası devriye...

Maçla ilgili geniş bir notlar haberi Hürriyet'te bulunabilir.

NOTLAR
Efendim, öğlenden Beşiktaş'ta olma planım tutmadı. bir gece önce normalin ötesinde içip de sızınca, ve sabah kalktığımda şarıl şarıl yağmur yağdığını görünce yatağıma geri döndüm. ama gözlerimi yeniden açtığımda "tam maç havası" denen bir hava vardı. yine de biraz oyalanmayı başarıp 4 gibi beşiktaşa vardı.


Bilgi'li kartallardan küçük bir grup; erdem, mustafa, esra ve erkan:)

* Baki ve Nobre'de ilk 11'deydi. Valla Baki'ye sözüm yok, hem onu öyle süper kötü oynuyo diye görmüyorum, hem de adamı oynatanda daha çok kabahat görüyorum. Nobre de TS maçında sakatlanmıştı ama bu sefer çabuk atlatmış. ne diyim nobre, biz senin ... yiyelim:p Rico senin de! Bence Delgado'ya da birşeyler oldu. Boğazım ona küfretmekten bu hale geldi. Tabi onun üzerinde de bir Tigana operasyonu var. adamı zorla kanatta oynatıyor, orada daha iyi iş yapacak Ali Tandoğan'ı kenarda tutuyor. Yine de Delgado bu sefer Tigana'yı da bahane olarak göstermez. Sanırım o da Kleberson gibi zihninde bitirmiş beşiktaşta oynamayı. hayırlı olsun o zaman. en azından sahada yer işgal etmesin de takım 10 kişiye düşmesin!

* Tigana daha önce kadro dışı bıraktığı İbrahim Akın'ı 18 kişilik maç kadrosuna aldı.Korkarım, İbrahim Akın kaybedilmiş bir oyuncu. Akın'ın bize herhangi bir faydası olabileceğine inanmıyorum. Çocukta en ufak bir teknik gelişme bile yok. Son dakikalarda kaçırdığı iki pozisyondan sonra gol yeseydik, Akın'ın başına neler gelebilirdi, tahmin bile edilemez...

* Gerets garip bir kadroyla çıktı sahaya, bence yine de maç ortadaydı. olmadı. beşiktaş belki bir miktar daha iyi oynadı ama o kadar. bugün sevindik ama bu kafayla yarın yine üzülürüz. Yine GS'yi yenerek şeytanın bacağını kırdık galiba. uzun zamandır GS ve TS'ye karşı ligde başarılı olamıyoruz. Sıra TS'de, TS'yle Fortis Cup yarı finalinde karşılaşmak gerek!

* GÜVENLİK ÜST DÜZEYDEYDİ ve belki pek kavga çıkmadı ve ama ben stad yönetiminden şikayetçiyim. o kadar polis ve özel güvenliğe rağmen kapalı alt can pazarı idi. neredeyse bir koltuğa iki kişi sığmak zorunda kaldı. ayrıca kafaları iyice "kıyak" olmuş bazıları sürekli yer değiştirdi, bir ara benim arka sıralara geldiler, insanları ittir, kattırdılar, bir polis memurundan duruma müdahale etmelerini istedim, ses bile çıkmadı. sonradan duydum ki bu ortalıkta dolanıp, milletin üstüne atlayan adamlar "karagümrüklüler" içinden. onlara kimse ses çıkaramıyor. aferin sizin güvenliğinize...
* GALATASARAYLI TARAFTARLAR TAKSİM'DEN GELDİ; "İl Spor Güvenlik Kurulu toplantısında stada toplu hale gelinmemesi konusunda karar alınmasına rağmen, Galatasaraylı taraftarlar, Taksim'de toplanarak birlikte stada yürüdü." Bence bu kurul kararında bir yanlışlık var. güvenlik sorunlarının sağlanamadığı bir ortamda insanlar toplu gelsin. tek gelince dayak yeme ihtimalleri çok yüksek!
* habere göre "Sarı-kırmızılı taraftarların stada girişi sırasında, siyah-beyazlı taraftarlarla aralarında karşılıklı küfürleşmeler oldu. Güvenlik güçleri, Galatasaraylı taraftarlara küfür ve el hareketi yapan, çok sayıda siyah-beyazlı taraftarı gözaltına aldı. Bravo size tv'ye bile yansıyan toplu GS tezahüratlarına birşey yok ama di mi?
* AYHAN VE SABRİ'YE TEPKİ. "Beşiktaşlı taraftarlar, maç öncesi geçen sezon Ali Sami Yen Stadı'ndaki derbi maçta kendilerine parmak hareketi yapan eski futbolcuları Galatasaraylı Ayhan Akman'a büyük tepki gösterdi. Ayhan'ın takımla birlikte ısınmak için sahaya çıkması ile birlikte taraftarlar, sürekli bu futbolcuya küfür etti.Öte yandan sarı-kırmızılı futbolcuların zemini kontrol etmek için sahaya çıkmasının ardından siyah-beyazlı taraftarlar bir süre de Sabri aleyhine tezahürat yaptı."
Evet sanırım seyircisiz bir kaç oynarız artık. Ancak bu oğlanlar için bu kadar tezahürat yapmak da gereksiz oluyor bir noktadan sonra. ciddiye alınmasalardı bu kdar, daha iyi olurdu...

"NÜKLEERSİZ TÜRKİYE" PANKARTI; "Karşılaşma öncesi Beşiktaş'ın önde gelen taraftar grubu Çarşı'nın 25. yılı nedeniyle "Nükleersiz Türkiye-Çarşı-25. Yıl" yazılı pankartı açıldı. Çarşı ve çevreci örgüt Greenpeace Türkiye'nin ortaklaşa düzenlediği organizasyonda, 4 Greenpeace üyesi halatlarla yeni açık tribünün çatısından pankartı açtı. Greenpeace üyeleri maçın başlamasına rağmen halatlarla pankartın altında asılı dururlarken, siyah-beyazlı taraftarlardan alkış aldı."
E tabi güzel bir eylemdi ama ben bunu da yeni bir medyatikleşme örneği olarak görüyorum. Şahsen nükleer enerjiye karşı olmanın saçmalık olduğunu düşünüyorum. Enerji santralini yapmak için doğa katliamı yapmaya ben de karşı olurum ama bunun ötesinde bir nükleer enerji karşıtlığını saçmalık olarak görüyorum. neyse, beni biliyorsunuz, son zamanlarda gerekli tepkileri göstermedikten sonra sevgili taraftar grubumuzun bu çıkışlarını artık lüks görmeye başladım.

* tribünle ilgili başka sorunlar da var: iyiden iyiye kollektif küfüre kaydı olay. birçok tezahüratta devamlılık sağlanamadı. yukarıdan abiler aşağıdakileri tehdit edip durdular, tezahürata katılmadıkları için ama siz tribün örgütlenmesinde gediklere sebep olduktan sonra ne kadar bağırsanız boşuna. herkes tırmanıp üste çıkıyor, kapalı altın kenarları boşalıyor, oysa tezahüratı sürekli hale getirebilecek insanların kapalı üste sıkışmak yerine tüm kapalıya dağılmaları lazım. ha tabi ki Alen'in üçlemesi maç öncesi izin verilmemesi, tribünün de pek etkili olamaması da bence düşüşün başka bir göstergesi... eylemin yerine lafazanlığın alması..neyse,

Geçen cumartesi önce sevgilimden ayrıldım, sonra meşum TS yenilgisi. Bir haftada çok şey değişti:)

Bu arada FB'lilerin tüm küstahlıklarıyla yardımcı oldukları dolaylı ittifak dün bitmiş oldu. Eski defterler açıldı, Ali Sami Yen'de bize olabildiğince kötü davranan Ultraslan'lara da zamanında 8-0'lık A.Gücü şampiyonluğuyla elimizden alan GS'a ya da hadleri bildirildi...

9 Ocak 2007

Beşiktaş: 0 - Werder Bremen: 4

Beşiktaş inekleyen ama moron bir öğrenci gibi:) Koşuyolar, kasıyorlar ama ortada ne gol var, ne gol pozisyonu var ne de güzel futbol var...

Sabah gazetesi toparlama yapmış: Yazarlar Beşiktaş ve Tigana'yı topa tuttu

8 Ocak 2007

Efes Cup'ta iki saat sonra...

ANTALYA’DAKİ Efes Cup şöleni bugün başlıyor. G.Saray ve Beşiktaş’ın yanısıra Bundesliga lideri Werder Bremen ile Van Hooijdonk’un takımı Feyenoord’un katılacağı ’Saran Group’organizasyonu olan Efes Pilsen Cup 6’da bugün saat 20.00’de Beşiktaş ile Werder Bremen [Kanal D'de] kozlarını paylaşacak. Yarın ise yine saat 20.00’de G.Saray ile Feyenoord kapışacak.

4 Ocak 2007

Tigana vs. Rico Paşa

Vatan gazetesi'nden GÖKMEN ÖZDEMİR'in haberine göre Tigana'nın gözünde asıl suçlu Ricardinho imiş... Yani ortalığı karıştıran falan... Yorum sizin...

25 Aralık 2006

Emreye cevap; Ekinler, Dişi Kartallar, 32.Günde Çarşı ...

Ek:
Süper Lig’de 40 haftayı geride bırakan Tigana, 1.62’lik puan ortalaması tutturdu. Bu oranla, 1.70’lik Del Bosque ve 2.00’lık ortalamaya sahip Çalımbay’ın çok gerisinde kaldı. Son 10 yıllık dönemde 2 lig maçına çıkan Mehmet Ekşi hariç en iyi performansı 2.60’la Feldkamp çizdi. Yine Briegel 2.20, Lucescu 2.16 ile sınıfı geçen teknik adamlar arasında yer buldu. Kaynak: Vatan gazetesi

Efendim Tigana üzerinden tartışmamız devam ederken biraz renklilik katayım dedim. Ama hemen altta, Emre'nin katkısına bir göz atıverin. Ayrıca Tigana'nın gönderdiği savunma da burada, yeminli tercümana yaptırılmış çeviri de şurada. Futbol bilgimin sınırlı olduğunu inkar etmiyorum. O yüzden yazdıklarımda yanılabileceğimi de kabul ediyorum. Bununla beraber Serdar'da tutturmuş gibi gözükse de Tigana'nın diğer tercihlerinde pek de başarılı olamadığını düşünmeye devam ediyorum. Kendisinin iyi bir insan olduğuna şüphem yok ama onun tarzındaki idealistliğin özellikle sürekli zirveye oynayan bir takım için fazla lüks kaçtığına inanıyorum. Ayrıca Serdar'ın pozisyonu konusunda da hala şüphelerim var. Kumaşı iyi bir oyuncu olarak her zaman oynadığı yerde oynasa belki takımımızın kanat sorununu daha önce çözerdi:( Bir genç oyuncuya fazla yük yüklendi gibi geliyor. Serdar'ın bizi deli ettiği bissürü maç da hatırlıyorum. Emre'nin de görüşleri FB maçından sonra değişti Serdar hakkında zaten... Neyse,

32. Gün'de Çarşı...


Büyük Beşiktaş destanı Ekinler'in tamamını buraya kaydettim. Arşivlik (!)

Bu bir dişi kartallar videosu...

24 Aralık 2006

o mu bu mu, suçlu arayışları devam eder:)

Tigana’nın intikamı başlıklı bir haber birkaç gün önce Vatan gazetesinde yayınlandı. Efendim, habere göre
...4 Ekim’de Polis Evi’nde Aksu’dan yediği fırça Fransız’ı çıldırttı. BEŞİKTAŞ’TA Jean Tigana’nın Ankara dönüşü uçakta yaptığı çıkışın nedeninin, 4 Ekim’e dayandığı ortaya çıktı..... VATAN, Tigana’nın 2. başkan Murat Aksu ve genel sekreter Kenan Öner ile yaşadığı bu olayın aslını öğrendi...
Baltalimanı’ndaki Polis Evi... Tarih: 4 Ekim 2006... Tigana, akşam yemeğine davet eden yöneticilerinin davetine, tercümanı Sinan Serthatlıoğlu’nu almayıp menajer Ceylan Çalışkan ile geldi. Murat Aksu ve Kenan Öner ile bir masaya geçen Fransız hoca, başta oldukça samimi geçen yemeğin sonlarına doğru yüzü birden asılıyor ve şaşkın bir ifade ile donup kalıyordu. Artık koltuğu iyice sallanan Tigana’yı donduran olay nasıl cereyan etti?

YEMEĞİN HAVASI DEĞİŞTİ
Şimdiki gibi istikrarsız olan takımın gidişinden memnun olmayan yönetimin ağır topları, Tigana’yı boş bir odaya çekip “Hoca, bu takımın oyun düzeninden ve anlayışından hiç memnun değiliz. Ricardinho’yu oynatmayarak hata yapıyorsun. Ona dünya parayı kulübede oturması için vermedik. Rico, Delgado ile beraber oynar. İleride Nobre tek forvet olur. Serdarı sağ beke çekersin. Hatta Ali Tandoğan da direkt forma giyer” diye konuşmaları, yemeğin havasını değiştirdi

‘FUTBOL DERSİ VERDİLER!’
TİGANA, ultimatom anlamındaki konuşmalara yanıt vermeyip kısa süre sonra sinirli şekilde evinin yolunu tutar. Ancak içi içini yiyen ve yöneticilere hiçbir şey söylemeyen Tigana’nın, İstanbul’daki yakın dostlarına konuyu açtığı ve “Ömrümde ilk kez böyle bir olayla karşılaştım. Yöneticiler benim işime karışıp, takımı nasıl yapmam gerektiğini söyledi. Şaka gibi ama bana futbol dersi verdiler” diyerek içindeki sıkıntıyı paylaştı....


Spor basınımızın hikayecilik yeteneği güçlü olduğundan bu haberin ne kadar doğru olduğunu bilemiyorum ama Murat Aksu'nun yukarıda söyledikleri ortalama futbol bilgisine sahip insanların bile söyledikleri şeyler. Ne yazik ki Tigana bunların aksini kanıtlayamadı ve bizi çileden çıkardı....

Bu arada Mustafa Denizli'nin gelebileceğine dair haberler yine çıkmaya başladı. Bakalım günler ne gösterecek...

22 Aralık 2006

Bu kez ben de yönetimi tutuyorum! Tigana niye haksız?

Bir süredir yazdıklarımdan Tigana'ya olan sevgimin hızla azaldığı görülebilir. Son açıklamasını da gayet talihsizce buldum. Bugün medyayı suçlayarak sözlerinin çarpıtıldığını ifade etse de bence yine de özünde yanlış olan bir demeç vermiştir. Eğer işler yolunda gitse, Tigana'yı yönetim açısından ısrarla hatalı bulmasak, belki onun haklılığına inanabilirdim ama o kadar bariz hatalar içinde olmayı sürdürdü ki ona teknik adam olarak inancım kalmadı...

En son Rico paşa beni çıkar derken çıkarmaması üzerine, kendisinin ciddi özgüven sorunları olduğuna inandım. Biraz kaprisli, çokça duygusal, karizmatik olmayınca bunu inatçılığıyla telafi etmeye çalışan bir teknik direktörün ne kadar faydası olabilir? Futbolcuların işlerini pek de yapmadıklarına inanmakla beraber şimdi düşünüyorum da bir takımda öncelikle liderin teknik direktör olması lazım. Eğer onda liderlik özellikleri zayıfsa, sırf kendi istemedi diye bazı futbolculara tavır yapıyorsa vb eh oyunculardan alınacak verim de bu kadar olur ancak....

Ayrıca daha önceki takımlarında niye yönetimlerle anlaşamaması da belli oluyor gibi. Her fırsatta medyayı suçlayıp sonra yönetimi de zırt pırt medyaya şikayet edersen, geleceğin nokta budur sayın Tigana...

21 Aralık 2006

İletişim yayınlarında Çarşı paneli


Salı günü fakülteden çıkıp koştura koştura Çemberlitaş'taki İletişim Yayınlarına gittim. Yayınevlerinin başlattığı oturumlardan o günküsü Çarşı üzerineydi ve Rıdvan Akar ve Cem Dizdar'ın yanında Alen abinin de geliyor olması ne yapıp ne edip gidilmesini gerektiriyordu:)

Cem Tüzün saolsun, tüm panelin ses kayıtlarını yüklemiş:
http://rapidshare.com/files/8240298/carsi_neye_karsi_bolum_1.mp3.html
http://rapidshare.com/files/8306429/carsi_neye_karsi_bolum_2.mp3.html

Ayrıca Forza forum'da da panelle ilgili epey bir not var. Ornegin Recep Yilmaz'ın vurguladığı şeyler önemli.

Bunun yanında başka ne denebilir?
* Alen'in 41 yaşına giriyor oluşunu öğrendik:)
* Rıdvan Akar (R.A.), bu ülkede cinsiyet, eş, siyasi tercih değiştirilir ama takım değiştirilmez dedi.
* Çarşı'yı ayıran özellikler; yaratıcılık, heyecan, fırlamalık; FB ve GS'de takım başarısı, BJK'de taraftar başarısı var; semt merkezli oluş Çarşı'yı farklı kılar(R.A)
* 80'lerde en önemli mücadele İnönü ortak kullanıldığından kapalı'yı kaptırmamaktı...Çarşı Türkiye'yi yansıtır, her kategoriden insan vardır, heterojen bir topluluktur, pankartlarımıza da dikkat... 70-80 arasında bir BJK fenomeni vardı; 9000 kişilik kapalının hakimiyeti beşiktaşlılarda idi; 60-70'imiz 1975'lerden beri her maça gelir; eskiden böyle döner bıçağı falan yoktu, çakı bile olmazdı, yumruk yumruğa meydan kavgaları olurdu... (Alen)
* Taraftarların kendilerini oyunla nasıl ilişkilendirdiklerine bakmak lazım, Çarşı aslında bir post modern bir örgüt, ülke çapındaki yazılamalar vb... Çarşı karşı olma halidir, taraftar sırf taraftar değil takımın bizzat kendisi sanmaktadır kendini... (Cem Dizdar -C.D)
* Alen de Rıdvan Akar da Beşiktaş taraftarının olmadığından yakındılar. BJK'li gözüken köşe yazarlarının da hep daha çok taraftarı olan GS ve FB'nin taraftarlarına kendilerini okutmak için BJK'ye saldırdıkları dile getirildi...

Ben Cem Dizdar'ın üslubunu biraz laubali buldum, biraz yukarıdan bakma vardı, belki de panele daha entelektüel bir hava vermek için mi yaptı bilemiyorum, ama bazı anlarda sinirlendi beni... Neyse, konferansın sonunda Alen abiyle biraz zorlama resim çektirdik. Erdem (solda) utanıyordu, ben atladım (aslında benim de utanmam lazım galiba); 'Alen abi biz seninle resim çektirmek istiyoruz' dedim, o da saolsun bizi kırmadı:)

Gençlerbirliği: 3 Beşiktaş: 0

Temiz yenilgi.

Konuk ekip Beşiktaş ise gerek savunma gerekse orta alanındaki oyuncuların oyundan düşmesi sonucunda farklı skorla yenik duruma düşünce, oyunu tamamıyla bırakmış izlenimi verdi. Siyah-beyazlılar, zaman zaman geliştirdiği cılız ataklarla da rakip kalede etkili olmaya çalıştı. devamı için


Efendim tur şansımız son maça, Ankaragücü ile oynayacağımız maça kalmış....

ek:
Vatan gazetesi Kartal’a tatil zehir oldu diyor. Bize zehir oldu ama futbolcuların ne kadar umurunda bilemicem. Tigana da Bu maçı unutmak istiyorum demiş. Bu sezonun en farklı yenilgisini unutmasa bence daha iyi olacak....

20 Aralık 2006

PFDK'dan Beşiktaş'a 1 maç seyircisiz oynama cezası

Profesyonel Disiplin Kurulu(PFDK), 24 Kasım tarihinde oynanan Bursaspor maçında taraftarının çirkin ve kötü tezahüratta bulunduğunun tespit edildiğini, siyah beyazlı taraftarların 19 Kasımda oynanan Fenerbahçe maçında da aynı nedenle para cezası almasından dolayı sahasında 1 maç seyircisiz oynama cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Acaba rakip takımın başını yarsaydık, kalecilerine ses bombası atsaydık ne olurdu? Herhalde tüm sezonluğuna kapatılırdık....

8 Aralık 2006

Yeni sponsor mu?

Hürriyet haberine göre:

" Avrupa’nın birçok ünlü kulübünün sponsoru olan Bwin, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ve yönetim kuruluna yıllık 7 ila 10 milyon Euro’luk forma reklamı vermek istediklerini belirtti. Şirket yetkilileri ayrıca, BJK İnönü Stadı’nın büyütülüp 50 bin kişilik ve daha çağdaş hale gelmesi için 5 milyon Euro’luk proje hazırlatacaklarını ve stadın yapımının masraflarını üstleneceklerini dile getirip, Şubat 2007’de İstanbul’a geleceklerini ifade ettiler...."

Haberin tamamı burada....

26 Nisan 2006

"Scuffle at BJK İnönü Stadium"


According to TDN, "Sivasspor players claimed that one Beşiktaş player on Sunday took out his frustration at losing 1-0 at home by throwing some punches in the crowded tunnel leading to the locker rooms at BJK İnönü Stadium after the match. The incident involved a scuffle between Beşiktaş player Okan and Sivasspor's Hakkı, who said that “everyone saw what happened.”
I can at least be happy for the fact that there are fewer scuffles happening in İnönü this year. We witnessed more than enough defeats to accept our misery at home...